ARTIKUYAN - YENI YAZILAR




12 Mayıs 2012 Cumartesi

TGB dizi de yapar mı?


Aikidocular daha iyi bilirler, temel bir tekniktir: Rakibin kuvveti ve momentini kendi avantajına çevirme.

Yani üstüne gelen bir yumruğa direnme yerine yumruğu yakalayıp ve çekip rakibin kuvvetini yine rakibin zararına kullanmak gibi!

Bunu aklınızda bir tutun.

***

"Yanacak bu ülke!"


Merhum Erhan Göksel 2006 yılında televizyonlardan bağırıyordu!

“Türkiye’ye yanacak! Yanacak bu ülke! Çok kötü günlere doğru gidiyoruz”.

2006’da dolar henüz 1.15 TL idi. Tüm dünyadaki ekonomik genleşme devam ediyordu ve finansal balonlar daha patlamamıştı!

Kimse Erhan Göksel’i dinlemezken o şikayet ediyordu!

“Türk haklı gerçekleri dizi gibi, dizileri gerçek gibi izliyor!”

***

Daha sonra malum 2008 dünya krizi oldu ve her dünya krizi sonrasında olduğu gibi Türkiye gün be gün sertleşerek bugünkü rejim krizlerinin eşiğine getirildi!

Ben ise bu acı saptamayı tam 7 yıl sonra bir olayla yeniden hatırlamıştım! Berber arkadaşımın, televizyondaki çakma polis güzellemesi olan “Arka Sokaklar” dizisini izlerken söylediği şeyi işittiğimde aklıma Erhan Göksel gelmişti!

“Abi, bu adamlar gerçek polismiş, nasıl yakaladılar adamı, helal olsun!”

***

“Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkündür!”


Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitim ideallerinden gerileye gerileye onlarca yılın birikimi olarak aptal Amerikan halkı seviyesine indirildi insanımız.

Televizyondaki “artiz”lerin içinde olduğu “kurgu” yu gerçekten ayıramıyorsa, güncelin hizmet ettiği “büyük resim”i nasıl anlayacak peki?

***

Çözüm önerisi


Ne zamandır düşünüyorum.

Şikayet etmek yerine, bende rakibimin silahını kullanmalıyım.

Gerekirse ben de diziler yapmalıyım. Kurgu ve gerçeğin iç içe geçtiği bir internet dizisi düşünün! Gençler çekiyor! Gençleri anlatıyor! Eylemciliği aşılıyor, örgütlenmeyi öğretiyor, harekete geçmeyi övüyor, davet ediyor!

Bunun için kaynağa bile gerek yok! Artık herkesin cep telefonunda bile kamerası var, montaj ve yayınlama da bedava!

İzleyiciye gerçekleri aşılıyor, yönlendiriyor ve rakibine göre en üstün yanı: Onu izleyici olarak tutmak için değil! Katılımcı, sorumluluk alan ve mücadele eden bir birey olması için uğraşıyor!

Eski tüfekler bilirler, bir fikir hareketi için yayın organı çatı görevini yapar ve çok önemlidir! Ancak günümüzün dinamikleri içinde “yayın”ı hala dergi ve bildiriler içine hapsetmek akıllıca mıdır? Önemli olan “öz” dediğin şeyi değişik ve yeni enstrümanlarla biçimlendirmek değil midir?

Yaratıcı zeka ve eylemci ruha sahip olanlar bu fırsatları zamanında değerlendirirler!

Bence TGB (yani Türkiye Gençlik Birliği), bu işin kralını kotaracak çaptadır!

Yolumuz açık olsun!


Beğendiyseniz, paylaşın:





Facebook'ta bize katılın:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...